Rusya’da Duma seçimlerinde sürpriz beklemiyor

rusya-duma

Rusya’da halk bu sabah Parlamento’nun alt kanadı Duma milletvekillerini seçmek için oy vermeye başladı. Sürpriz sonuç beklenmiyor.

Rusya’da, Batı’nın uyguladığı yaptırımlar ve petrol fiyatlarındaki düşüş gibi nedenlerle yaşanan ekonomik kriz atmosferinde düzenlenecek seçimlerde, sandıktan sürpriz çıkması beklenmiyor.

Gerek anket çalışmaları gerekse de uzman görüşleri, Başbakan Dmitriy Medvedev’in Genel Başkanı olduğu ve “Putin’in partisi” olarak bilinen Birleşik Rusya’nın birinci parti konumunu muhafaza edeceği yönünde. Seçim tahmin çalışmaları, ekonomik kriz ve diğer göstergelerin halkın sandıktaki tercihini çok fazla değiştirmeyeceğini işaret ediyor. Büyük sürprizler yaşanmazsa, Birleşik Rusya’nın sandıktan açık ara önde çıkması bekleniyor.

Bunda, Birleşik Rusya’nın Kremlin, hükümet ve yerel yönetimler tarafından desteklenmesi büyük rol oynuyor. Ayrıca, Duma’da sandalyesi bulunmasına rağmen Kremlin’in politikalarına genel olarak muhalefet etmeyen ve bazı görüşlere göre “sistemin muhalifleri” olarak adlandırılan partilerin herhangi bir alternatif oluşturamaması da sandığa yansıyor.

Anketler, bu seneki seçimde kararsızların oranının yüzde14-16 ile son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Ülkede yaşanan ekonomik krizin bazı kesimlerde tereddüte yol açmış olabileceği belirtiliyor.

Ancak Rusya’da genel olarak Duma seçimlerine büyük ilgi olduğu ve gürültülü seçim kampanyaları düzenlendiği söylenemez. Geçen seçimlere katılım yüzde 60 oranındaydı, bu sene de benzer bir seviye olması bekleniyor. Rusya’da hükümeti Duma’nın değil, Kremlin’in görevlendirmesi, ülkenin başkanlık sistemiyle yönetilmesi gibi nedenler seçimleri önem bakımından alt sıralara atıyor.

Bu arada muhalefet, seçimlerde gözlemci sayısına kısıtlama getirilmesini şeffaflığa gölge düşüreceği gerekçesiyle eleştiriyor.

Öte yandan, Rusya’nın iki yıl önce ilhak ettiği Kırım’da Duma seçimleri için sandık kurması tepkilere yol açtı. Kırım Tatarları seçimi boykot edeceklerini açıklarken, Ukrayna yönetimi dünya liderlerini seçimleri tanımamaya davet etti.

Sürpriz yok

Rusya’da Duma seçimleri öncesinde araştırma şirketlerinin yaptığı son anketlere göre, Birleşik Rusya’nın açık ara önde olduğu görünüyor. Birleşik Rusya’nın en yakın takipçisinden 3 kat daha fazla oy alması bekleniyor.

Çoğu anket çalışmasına göre, geçtiğimiz seçimlerde barajı geçen dördüncü parti olan Liberal Demokratların, oy yüzdesinin aynı kalmasına rağmen diğer partilerdeki düşüş nedeniyle bu seçimi ikinci sırada tamamlayarak Duma’daki sandalye sayısını artıracağı yönünde.

Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi (VTSİOM), Kamuoyu Fonu (FOM) ve Levada Analiz Merkezi’nin Eylül ayı anket sonuçlarına göre, Birleşik Rusya’nın oy oranı yüzde 31-41, Liberal Demokrat Parti’nin yüzde 10-11, Komünist Parti’nin yüzde 8-9 ve Adaletli Rusya’nın yüzde 4-5 olarak gösteriliyor.

Geçtiğimiz yıl Şubat ayında Kremlin yakınlarındaki bir köprüde öldürülen muhalif politikacı Boris Nemtsov’un da mensubu olduğu Halkın Özgürlüğü Partisi (PARNAS), ve diğer muhalif partilerin barajı geçmesi beklenmiyor.

Ancak bazı yorumlarda, Yabloko partisinin seçimlerde yüzde 5’lik barajı geçerek sürpriz yapabileceği ifade ediliyor.

Seçim vakti yaklaştıkça karar vermek zorlaştı

Kamuoyu Fonu’nun yaptığı ankete katılanların sadece yüzde 44’ü kesin olarak sandık başına gideceğini belirtirken, Levada Analiz Merkezi’nin çalışmasında bu rakam yüzde 20 seviyesinde. Sandığa belki gideceğini belirtenler ise yüzde 30’larda bulunuyor. 2011 Duma seçimlerine katılım oranı yüzde 60,2 idi.

Dikkat çeken bir diğer konu ise seçim kampanyaları döneminde kararsızların sayısındaki artış. Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi’nin (VTSİOM) anketine göre, nisan ayında oy vereceği parti konusunda kararsızlık yaşayanların sayısı yüzde 8 iken, eylülde bu oran yüzde14,6’ya yükseldi. FOM’un anketinde ise karasızlar yüzde11’den yüzde16’ya yükseldi.

Bu istatistiğe göre, kararsızların son 5 yılın en yüksek seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Muhalif partilerin hedefi barajı geçmek

Yabloko (Elma) partisi kurucusu Grigoriy Yavlinski, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Duma’ya girmeleri durumunda geçen dönemde kabul edilen baskıcı yasaların kaldırılması için uğraşacaklarını söyledi.

Bu seçimlerde yüzde 8-10 civarında oy almayı hedeflediklerini anlatan Yavlinski, “Bazı adaylarımızın da kendi seçim bölgelerinden şahsi olarak seçilmesini bekliyoruz. Dünya ile ilişkilerimizi düzelterek, yaptırımların kaldırılmasını amaçlıyoruz. Bütçe önceliğini güvenlikten, insan gelişimine değiştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Liberal Demokrat Parti Lideri Vladimir Jirinovksi, seçimlerden ikinci parti olarak çıkmanın kendileri için zafer olacağını belirterek, “Birleşik Rusya’yı geçmemiz şimdilik zor çünkü onların kaynakları daha fazla. Kremlin, Hükümet ve tüm valiler arkalarında.” diye konuştu.

Birleşik Rusya Partisi Basın Servisi yetkilisi ise seçimlere pozitif bir atmosferde gittiklerine vurgu yaparak, birinci parti konumunu koruyacaklarını düşündüğünü ifade etti.

Yeşiller Partisi Eş Başkanı Oleg Mitvol, “Duma’ya en azından adaylar bazında girmek istiyoruz. Örneğin ben kendi bölgemde liderim, anketlere göre en yakın rakibimin 3 misli önündeyim. Genel olarak yüzde 5’lik barajı geçme şansına sahip olduğumuzu düşünüyorum.” görüşünü bildirdi.

Öte yandan, Siyasi Konjonktür Merkezi Direktör Yardımcısı Aleksey Zunin, Duma seçimlerinin 2018 yılında düzenlenecek başkanlık seçimlerini etkiyeceğini düşünmediğini, ancak seçim sonuçları halkın en çok hangi sorunlardan muzdarip olduğunu göstereceğini ve Başkan adaylarının buna göre kendi seçim kampanyalarını şekillendirebileceğini kaydetti.

Bu seçimlerdeki yenilikler

Duma seçimlerinde bu sene bazı yeni uygulamalara geçilecek. Bu seçimlerde 13 yıl sonra ilk kez 450 milletvekilinin 225’i şahsi (bağımsız) adaylıkla seçilecek. Seçim barajı yüzde 7’den yüzde 5’e düşürülürken, 14 partinin katılımıyla son 13 yılın en yüksek sayısına ulaşıldı.

Ancak muhalefet, aday bazında oy verilecek bölgelerin “iktidar partisinin yararına” olacak şekilde belirlendiğini düşünüyor. Seçim bölgelerinin, genel olarak protesto oyu çıkan şehir oylarıyla taşranın dengelenebileceği bir şekilde bölündüğü ve bu durumun iktidar partisinin yararına olduğu savunuluyor. ( AA-Hakan Ceyhan Aydoğan,Elena Teslova)

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir